Sure Sayfasına Git

Ayet Sayfası

48. Fetih Sûresi - 11. ayet

48. Fetih / الْفَتْحِ • 11/29

TR Türkçe

(Hudeybiye senesinde mazeret ileri sürmelerinden dolayı) bedevîlerden geri kalanlar sana: “Mallarımız ve çoluk çocuğumuz(un durumu) bizi alıkoydu. Bizim için (Allah’tan) mağfiret dileyiver.” diyecekler. Onlar, kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylüyorlar. De ki: “Eğer Allah, size bir zarar diler veya size bir fayda dilerse, kimin O’n(un dilemesin)e karşı koymaya, sizden bir şeyi engellemeye gücü yeter? Doğrusu Allah, yaptığınız şeylerden hakkıyla haberi olandır.”

EN English

The nomadic Arabs, who stayed behind, will say to you ˹O Prophet˺, “We were preoccupied with our wealth and families, so ask for forgiveness for us.” They say with their tongues what is not in their hearts. Say, “Who then can stand between you and Allah in any way, if He intends harm or benefit for you? In fact, Allah is All-Aware of what you do.

AR العربية

سَيَقُولُ لَكَ الْمُخَلَّفُونَ مِنَ الْاَعْرَابِ شَغَلَتْنَٓا اَمْوَالُنَا وَاَهْلُونَا فَاسْتَغْفِرْ لَنَاۚ يَقُولُونَ بِاَلْسِنَتِهِمْ مَا لَيْسَ فٖي قُلُوبِهِمْؕ قُلْ فَمَنْ يَمْلِكُ لَكُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْـٔاً اِنْ اَرَادَ بِكُمْ ضَراًّ اَوْ اَرَادَ بِكُمْ نَفْعاًؕ بَلْ كَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبٖيراً